3 Aralık 2014 Çarşamba

TANRIKULU NE YAPIYOR?


Sezgin Tanrıkulu, 26 Haziran 2014 günü bir “kanun teklifi” vermiş. Teklifinde ısrarlı. 2 Aralık 2014 günü bu teklifinin TBMM Genel Kurulu’na getirilmesini istedi; altı ay önceki teklifinden böylece haberdar olmuş olduk.

Teklifin Öncesi

Aynı konuyu, TBMM’nde bir araştırma komisyonu olarak kurulması için daha önce de gündeme getirmişti. Tarih 9 Nisan 2013 idi.

Önerisi başka partilerce değil, bizzat yönetici koltuğunda oturduğu CHP tarafından reddedildi; diğer CHP milletvekilleri imzalarını geri çektiler. AKP de benzer bir öneri vermişti; kendi önerilerinin Tanrıkulu önerisiyle birleşmesi için uğraşıyorlardı. Tanrıkulu önerisini onlar imzaladılar; eksik sayıyı tamamladılar. Ama CHP Grubu’nun baskısıyla Tanrıkulu da imzasını geri almak zorunda kalınca, proje yarıda kalmıştı. Güdülen murad her ne ise ona erişilememişti. CHP’de yönetim koltuğu işgal eden aynı kişinin şimdiki “kanun teklifi”nin böyle bir geçmişi var.

İlginç Rastlantı

Tanrıkulu teklifinin bir özelliği daha var. TBMM Başkanlığı’na verildiği 26 Haziran 2014, “Çözüm Kanunu”nun da TBMM Başkanlığı’na teslim ediliş günü. 

Tanrıkulu’nun teklifi, AKP’nin “çözüm kanunu” teklifiyle aynı günü zuhur etmiş. Bilindiği gibi bu düzenleme, 10 Temmuz’da kabul edilip yasa olarak çıktı. Açık ki durum yalnızca rastlantı değil. Tanrıkulu, AKP’nin çözüm sürecine CHP içinden doğrudan ve çok yakından müdahil olabilir görünüyor.

Teklifin Konusu

Söz konusu olan önerinin tam adı şu: Toplumsal Mutabakat Komisyonu ile Ortak Akıl Heyeti Kurulması Hakkında Kanun Teklifi. 

Mutabakat, uzlaşma demek. TBMM’de buna benzer başka bir komisyon da Anayasa Uzlaşma Komisyonu. Tanrıkulu’nun komisyonu da Anayasa Komisyonu gibi, siyasal partilerin eşit sayıda temsilcilerinden oluşacak. Anayasa Komisyonu 3’er temsilciden oluşuyordu, bu 2’şer temsilciden toplam 8 üyeli olacak. Mutabakat Komisyonu’na bağlı bir de Ortak Akıl Heyeti kurulacak; buna siyasal partilerden 1’er, parlamento dışından da partilerin önereceği 2’şer olmak üzere 3’er temsilcili 12 üye oturtulacak.

Teklifin genel gerekçesinden aynen alınan şu dört cümle aydınlatıcı:
* “Siyasi alanın toplumsal barışı sağlayacak demokratik bir çözüm için yeniden düzenlenmesi ve yeni araçların devreye sokulması gerekmektedir.”

* “Siyasi çözümün sadece Hükümetlerin işi olarak görülmesi” yetmez.
* “Kürt sorununun çözümü ulusal mutabakat gerektirmektedir. Ulusal irade TBMM’de temsil edildiğine göre, ulusal mutabakatın oluşacağı yer de TBMM’dir.”
* “Anayasa gibi toplumsal mutabakat gerektiren temel bir konuda çalışma başlatarak uzlaşma arayışına giren TBMM’nin Kürt meselesinde benzer bir çalışma içinde olmaması, izah ve kabul edilebilir bir durum değildir”
Israrlı Teklifin Anlamı

Gerçeği peşinen söylemekte yarar var: Tanrıkulu, AKP ve HDP’ye koşut biçimde, “Kürt sorununa demokratik çözüm” paketini Anayasa’ya bağlamak istiyor. Tasarımının tümünü açıklamıyor ama Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nu hatırlatmaktan da geri duramıyor.

Tanrıkulu’nun teklifi, gerçekte üç parçalı bir bütünün iki parçasını gösteriyor. Teklif, üçüncü parçası yerleştirilirse anlamlı hale geliyor.

(1) Ortak Akıl Heyeti, siyasal – toplumsal temsilciler kurulu.

(2) Toplumsal Mutabakat Komisyonu –TBMM’deki partiler heyeti

(3) Anayasa Uzlaşma Komisyonu –Yeni Anayasa yapacak kurul.

Sürekli olarak “kalıcı barış”tan söz edenlerin, Anayasa değişikliğinden söz ettikleri artık sır değil. 

Tanrıkulu, AKP-HDP ortaklığına, bir sonraki adımı ve hatta nihai adımı hazırlama desteği vererek ortak oluyor. 

Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na çok benzeyen ikili-komisyon teklifinin, önümüzdeki dönemde Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun organik parçası olarak iş görmek üzere öngörüldüğü hem işleyiş hem kuruluş özelliklerinden belli. 

Çözüm sürecini TBMM'ye taşıma ısrarı, Yeni Anayasa adı verilen ulusal - üniter - laik devlet yapılanmasını ortadan kaldırma girişimine destek vermeye hizmet etmektedir.  AKP-HDP’nin Yeni Anayasa ortaklığı, CHP’nin hiçbir biçimde destek veremeyeceği ve temelden reddettiği büyük yanlışlıktır. 

Bulanık Suda Balık Avlamaya Son Verilmeli

CHP genel merkezinde yönetici koltuğunu işgal eden bir kimsenin, kendi partisi tarafından reddedilen önerge – teklif girişimlerini böyle bir ısrarla sürdürmesi nasıl açıklanabilir? 

Yönetim koltuğunu işgal eden bir kişinin, Parti’yi kendi niyetleri doğrultusunda ve örtülü hazırlıklarla adeta sürüklemesi nasıl kabul edilebilir?

Tanrıkulu, Yerel Yönetim Özerklik Şartı konusunda yaptığını yineliyor. Parti'yi AKP - HDP ortaklığı girdabında yıpratıyor. Parti'ye, daha 1992 yılında onaylanmış bir metni, "iktidara gelince Şart'ı onaylayacağız" dedirterek komik duruma düşürüyor. Partiye "tüm çekinceleri kaldıracağız" dedirterek, Anayasa'ya idari ve mali özerklik düzenlemesi getirilmesini öngören 2 hükmün kabul edileceğini ilan ettiriyor. 

CHP, milliyetler sorununu çözümsüzlüğe gömen sözde çözümcülüğe ne destek ne de ortak olabilir. Tanrıkulu bu gerçeğin tersine davranarak CHP'yi yıpratıyor, güvenilmez kılıyor, Parti'yi ilkelerinden ve iktidar hedefinden koparıyor. 









1 yorum:

  1. Kimden yana olduğu, fikrinin ne olduğu, zikrinde belirtilmiş... CHP'de olmaması gerekenlerden biri...

    YanıtlaSil