18 Şubat 2016 Perşembe

KENDİ KADERİNİ TAYİN HAKKI ÜZERİNE



“Dünyaya soldan bakarım” diyen kimi çevreler, etnik bölücü talepleri ilericilik ya da sosyalistlik sanıyorlar. Bunların başında “anadilde eğitim”, “kolektif haklar”, “kolektif kültürel haklar”, “kimliklere statü”, “halkların (etnik toplulukların) tanınması”, “demokratik millet tanımı getirilmesi” gibi sözlerle dile getirilen talepler var. Hepsini topluyorlar, söylediklerini “ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı vardır” düsturuna bağlıyorlar. Ardında da, zaten, diyorlar, bu ilkenin sahibi Lenin idi.

*

Oysa öyle değil.

O ilke Lenin’in değil, ABD Başkanı Woodrow Wilson’un 1918 tarihli nizamı alem planının sloganı.

Lenin’in tartışması başka. Bir ülkenin içindeki etnik toplulukların ayrılıkçılık isteğiyle boğuşuyor. Bunlar o zamanlar “ulusal-kültür” dedikleri etnik topluluklara özerklik istiyorlar. Lenin de yazılarında kültürel kaderi tayin hakkı saçmalığını bırakın, diyor. Bu basbayağı siyasal kaderi tayin hakkı demek, onun anlamı da ayrılmaktan ibaret… Açık konuşun!
*

Talepkarlar o zamanlarda konuyu “milliyetlere kültürel özerklik” (kültürel-uluslara özerklik) diye ortaya koymuşlar. Şimdi PKK çevresiyle HDP buna “kimliklere statü” ve “kolektif kültürel haklar” adını veriyorlar.

Yüz yıl önce, 1913 yılında, daha sonra Sovyetler Birliği’ni kuracak olan Lenin bir makale yazmış. Makale,“milliyetlere kültürel özerklik” isteyenlerin, okulları kültürel topluluklara göre ayırmak planını konu alıyor.

Lenin’in bu taleplerle yanıtı şöyle:
“Her bölgede birörnek okullarda tüm ulusal-topluluklardan (nationalities) gelme çocukların birbirine karışmasınıgüvence altına almaya çalışmalıyız.”
“Okulların, hangi biçim altında olursa olsun, ulusal-topluluklara (etnik topluluklara) göre ayrılmasına, en sert biçimde karşı koymalıyız.”
“Ulusal (etnik) kültür” şampiyonluğu yapmamalıyız; dünya emekçi sınıfı hareketinin enternasyonal kültürü adına, bu “ulusal (etnik) kültür” sloganının kırtasiyeci ve burjuva niteliğini ortaya koymalıyız.”
“Her “milliyetler kültürü” için özel etnik okullar kurulmasından yana olmak gericiliktir. Gerçek bir demokraside okulları etnik-topluluklara göre bölmeksizin, öğrencinin kendi dili, kendi tarihi hakkında dersler düzenlenmesini sağlamak olanak içindedir.”

*

Bundan yüz yıl önce, Avusturya’da ortaya atılıp Rusya’da çeyrek yüz yıl boyunca tartışma konusu edilmiş “milliyetlere kültürel özerklik” baskısının ipliği kısa bir süre sonra pazara çıkmıştı. Konu “milliyetlerin/etnisitelerin kendi kaderini tayin hakkı” diye sunuluyordu. Kaderi tayin edilecek olan kültürün tayini kültürle olur mu? Elbette olmaz. Kültürel kaderin tayini siyasetle olur. Demek ki sözü edilen şey kültürel değil, siyasal kaderi tayin hakkı. Yani ayrılmak ve ayrı bir ulusal devlet kurma sorunu…

Parçalanma sorunu…

“Dünyaya soldan bakarım” diyenlere söyleyelim: Lenin’de etnikçilik ve parçalanma yok.


(BAG, Egeekspress, 15 Şubat 2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme